14 Kasım 2015 Cumartesi

Network Marketing Nedir ?


Adım Networker Anne ,

Ama nedir bu networker ?  diyorsundur tabi haklı olarak hemen anlatmak isterim. İşimin adı Network marketing ve bende bir Networker'ım...

Aman aman bizim komşu yaptıda ayy hiç kazanamadı yalan o işler bee dediğini duyar gibiyim ama bence o kadarda önyargılı davranma yazılarımı okumaya devam et ve objektif bak olaya olurmu ? :)

Başlayalım o zaman...

21.yy’ın ticaret sistemi olarak görülen Network Marketing, gün geçtikçe büyümekte ve dikkatleri üzerine çekmektedir. Kişinin tamamen kendi emeği ile doğru orantılı gelir sağlayan bu ticaret sistemi, tüm katılımcılarına eşit fırsat sunması, başlamak için bilgi ve deneyim gerektirmemesi ve çalışma saatlerinin kişinin kendisi tarafından belirlenmesi özellikleriyle ön plana çıkmaktadır. Şimdi bu ticaret sistemini biraz daha yakından inceleyelim ve öncelikle çalışma mantığına göz atalım..

Klasik tarz ticaret sisteminde, üretilen bir ürün müşteriye ulaşana kadar depo, nakliye, distribütör, bayi gibi birçok aracıdan geçer. Hatta ürünü müşteriyle tanıştıran reklam dahi bir aracıdır. Bu aracıların çeşitliliği ve varlığı ürüne göre farklılıklar gösterebilir. Fakat sonuç olarak ürünün müşteriye ulaşmasını sağlayan birçok aracı vardır ve bu aracıların kârları ürünün fiyatına yansır. Örneğin, bir ürün 100TL’ye mâl oluyorsa, bu ürün müşteriye ulaşana kadar geçtiği tüm aracıların kârlarını ve hatta reklam masraflarını üzerine ekletecek ve karşımıza 160 TL (örnek tabi) gibi bir rakamla çıkacaktır.
Network Marketing ticaret sisteminde ise sadece tek tip aracı vardır, buda şirketin kendi katılımcıları yani distribütörleridir. Yukarıdaki örneğimizde klasik tarz ticaret sistemi ile bize ulaşan 160TL’lik ürünün 60TL’si aracılara gidiyordu. Network Marketingde aracılar distribütörler olduğu için bu pay distribütörlere belirlenen komisyon planı ile dağıtılır.

Network Marketing, tavsiye mantığına dayalı bir sistemdir. Yani siz ürünü alır, kullanır ve memnun kalırsanız doğal olarak bunu çevrenizdekilere tavsiye edersiniz. Araştırmalara göre bu tavsiyenin, bir satıcı tarafından yapılan sunumdan veya medya ile yapılan reklamdan çok daha fazla sonuç verdiği tespit edilmiştir. Bunun için çokta araştırmaya gerek yok. Kendimize bunu sorsak, bizde ürünü kullanan güvenilir bir tanıdığımızın tavsiyesine daha çok itimat edeceğimizi görürüz. Ayrıca bu sebeptendir ki, bu sektörde kendini ispatlamış firmaların ürünleri oldukça kalitelidir ve başarılı olması için böyle olmak zorundadır.

Network Marketing, ekip işidir. Siz kişisel referanslarınızdan/satışlarınızdan da para kazanırsınız fakat önemli olan ekibinizde oluşan ciro üzerinden kazanılan paradır. Asıl büyük kazanım burada oluşur. Bu açıdan Network Marketing “1 kişinin %100 çabası yerine, 100 kişinin %1 çabası ile yüksek verim/kâr elde etme.” prensibine dayanır.
Network Marketing hakkında konuşulması ve tartışılması gereken birçok konu var. Bunları sonraki yazılarımıza bırakarak, bu yazımızda sadece giriş yapmakla yetiniyorum

İşte benim işim bu yani aslını istersen işimin ''x markette indirim var sende bi bak istersen komşum'' demekten farksız. Tek fark x market sana tavsiyenden dolayı ödeme yapmazken, Network marketing şirketleri ödeme yapar. Hemde oldukça iyi miktarlarda :) 
Kulağa hoş geliyor değil mi ? Ama bu daha başlangıç  eğer işimi merak ediyorsan sana seve seve anlatmak isterim benimle iletişime geçmek istersen aşşağıya mail adresimi bırakıyorum  şimdilik iyi geceler yeni bir yazıda görüşmek üzere  :)  

    mail : tuanaaydemir@gmail.com 

         


Hem Çocuğumu Büyütüyorum Hem Paramı Kazanıyorum...




Evet yanlış duymadın ...

Hem çocuğumu büyütüyorum,hem paramı kazanıyorum.

Nasıl mı ?  Hemen Anlatayım.

Bir ev hanımının ve bir annenin yaptığı her ne varsa ben de yapıyorum. İnan ne bir yardımcım var,ne aşçım ne de bebek bakıcım. Sabah uyanıyoruz kahvaltı faslına kadar dağılan dolaplar,yerlere atılan bilimum mutfak malzemeleri ile boğuşuyorum. Kahvaltımızı yapmak ayrı bir olay  şarkılar ve çeşitli şebeklikler ile çocuğumda '' annem ne yapıyor acaba ?!?! '' şaşkınlığı yaratıp ağzına ne tıkabilirsem tıkıyorum.

Ve sonra tüm gün

 ''Oğlum yapmaaa !!?! ''  
'' Anneciğimmm ama düşersin !?! ''
'' Bebeğimm ama onlarla oynayamazsınnn ''  tarzı cinnetler geçiriyorum ve bu cinnetleri içimde yaşarken her daim gülümsemek zorundayım neticede o bir çocuk ve bunları doğası gereği yapmak zorunda.  Tanıdık geldi değil mi ? Elbette gelir benim ki de çocuk senin ki de . Ben de anneyim sen de...

Bak dün akşamdan bir kare paylaşayım seninle . Ben işlerimi yaparken paramı kazanırken oğlum masama evraklarımın üzerine oturmuş televizyon keyfi yapıyordu. Benim için mükemmel bir çalışma stili bu. Hem oğlumla evimdeyim hemde paramı kazanıyorum...

Hatta seninle bir sır paylaşayım mı ?  Postun şu kadarcık bir kısmını yazana kadar en az 15 sefer yerimden kalktım. Nedenini az çok tahmin edersin sanırım sevgili anne :)

Neyse konumuza dönelim.

Şimdi elimizde ne var ?

1-İkimizde de her daim temizlenmeyi bekleyen ve asla düzenli kalmayan bir ev
2-Herşeyi merak eden ve kurcalayan meraklı kaşif bir bebe

liste uzar gider ama biz en kritik olanları ele alalım istedim.

Şimdi listedeki bu iki görev bile oldukça meşakkatli zaten kabul ediyorum. Peki bunlar yeterli mi sence ?  Sahi hiç mi gerçekleştirmek istediğin hayalin yok ? Eşin muhakkak çalışıp evine bakıyordur benim eşimde bunu yapabiliyor  fakat  hiç bir hayalin yok diyelim  çocuğuna kendi kazandığın parayla bir oyuncak alma isteğinde mi yok ?

Benim o kadar çok hayalim var ki , mesela oğlum özel okulda okusun istiyorum, mesela hiç zorluk yaşamasın istiyorum, kendim için ve eşim için de çok güzel hayallerim var. Eminim ki bunları sende istiyorsun kim istemez ki anneler evlatları içinde kendileri içinde eşleri içinde en iyisini ister elbet.

Fakat tek farkımız ne biliyor musun ?  Hani bazen bir konu olur yada birşey istersin veya birinde birşey görür özenirsin de içinde '' bende yapabilirim'' ateşi yanar, sonra günlük telaşların içinde boğulur ''aman bana mı kaldı bunu yapmak  eşim çalışıyor işte aç değiliz açıkta değiliz '' der ya insan, hani hep o içinde yanan birşeyler yapma isteğini söndürür ya yavaş yavaş  emin ol ki tek düşmanın  o isteğini söndürdüğün için sensin aslında.

Benim tek yaptığım o isteği dahada büyütmek. İçimde yanan ''başarabilirim,yapabilirim'' ateşini dahada harlamak...

Eminim ki bunu sende yapabilirsin. İstediğin kazağı kendi alın terinle kazandığın parayla alabilirsin,eşine eşinin kazandığı parayla değilde kendi kazandığın parayla hediyeler alabilirsin ve biliyor musun  hayat çok zor hele ki evde 1 kişi çalışıyorsa ve bir de çocuk bakılıyorsa hayat 2 katı zor istemez miydin sende bişeyler yaparak eşine destek olmayı ve eşinin üzerinden ufak yada büyük bir yük alabilmeyi ?  Elbette ki isterdin...

O zaman  otur ve iyice düşün. Hayallerini düşün, hedeflerini düşün,bundan sonra nasıl yaşamak istediğini düşün olur mu ?

Eğer hem evde çocuğumun başında olup onun tüm ihtiyaçlarıyla ilgilenirken,hemde nasıl para kazandığımı ve bir bir hayallerimi gerçekleştirdiğimi merak edersen benimle iletişime geçebilirsin...

                                                                              Tekrar görüşmek dileği ile...
                                                                                      Meltem AYDEMİR

mail : tuanaaydemir@gmail.com